Now Reading
Sivil İtaatsizlik-Düz Plüton Cemiyeti Bölüm 2

Sivil İtaatsizlik-Düz Plüton Cemiyeti Bölüm 2

Selamlar sudan sabundan elini çekmeyen itaatsiz siviller,

bu bölümde bir çok kavram gibi, ülkemizde dillere pelesenk olmuş olması gereken lakin yeterince yaygınlaşamamış bir kavram olan ”Sivil İtaatsizlikten” bahsedeceğiz. Hemen her gün başka bir adaletsizliğin, hukuğa uygun olsa da adalete uygun olmayan bir başka bir olayın vuku bulduğu, taşı toprağı altın bu ülkenin vatandaşlarının gündelik hayatının bir parçası olarak da düşünebileceğimiz bir kavramdır aslında sivil itaatsizlik.

Sivil itaatsizlik üzerine çalışan ve makaleler kaleme alan Hannah Arendt, H. David Thoreau, John Rawls gibi düşünürlerin de aklına takılan -tabiri caizse- bir paradoks vardır. Bu düşünürlere göre sivil itaatsizlik olgusu yoldan çıkan veya çıkmaya yeltenen demokrasileri yoluna sokan demokrasilerin ayrılmaz bir unsurudur. Demokratik bir sistemdeki organların hepsi teorik olarak -her ne kadar bir birlerinden ayrı olsalarda(Kuvvetler ayrılığı)*- manüpile edilebilir. Öte yandan her an organize olabilecek ve en azından haksızlığın bir parçası olmayı reddebilecek bir halkın varlığı, sistemi manüpile etmeye kalkan kimselerinin iki defa düşünmesini sağlayacaktır. Bunu Roma devletindeki ‘cencor’ ismindeki abilerimizin görevlerinin halkın vicdanına bırakılmış ve daha ‘demokratikleşmiş’ hali olarak düşünebiliriz.

Peki öyleyse sivil itaatsizliğin çıkmazı nerede?

Problem şu ki: Sivil itaatsizlik her ne kadar uzun süreçte genellikle rayından çıkmış demokrasileri rayına soksa veya rayından çıkmasına engel olsa da son tahlilde tanımı itibariyle gayrimeşrudur.1 Bu durum oldukça ironik olmasının yanı sıra ciddi bir çıkmazdır.

Dilimizde bu konuyla ilgili en önemli kaynaklardan biri de Yakup Coşar tarafından çevrilmiş ve derlenmiş olan ‘Kamu Vicdanına Çağrı Sivil İtaatsizlik‘ kitabıdır.2 Kitabın önsözünde Y. Coşar Sivil itaatsizliğin ilkelerini saymaktadır. Bunlardan benim dikkatimi çeken birkaçını sizinle paylaşmak isterim.

Alenilik ve Hesaplanabilirlik

Sivil itaatsizlik yasadışı bir eylem olsa bile aleniliği esas almaktadır. Yani bir ormanın derinliklerinde kendi başınıza yaptığınız ve insanlara duyuramadığınız bir protesto amacına ulaşamamış demektir. Hedef Kamu vicdanına seslenmek olduğundan ne kadar çok kişiye ulaşırsa protestonuz o kadar başarılısınız demektir.

Hesaplanabilirlik ilkesi ise yaptığınız sivil itaatsizlik eyleminin sınırlarının önceden çizili olmasını ve o sınırlara uygun davranmanızı ifade eder. Böylelikle yaptığınız eylem içinizden birilerinin kişisel hesaplaşması olmaktan çıkarak toplu düşünülmüş ve diplomatik olarak ciddiye alınabilir bir eylem statüsüne yükselmiş olur.

Politik ve Hukuki Sorumlulukları Üstlenmek

Bazı teorisyenler bu durumu kendi haksızlığını tescil etmek olarak görürken kimi teorisyenlerse bunu haklılığını ve samimiyetini delillendirmek olarak yorumlamış olsa da ben de bunu çoğunlukla bir samimiyet göstergesi olarak görmekten kendimi alamıyorum. İnsan eğer bir şeyi gerçekten sadece belirli bir şey için istiyorsa – ki burada gene hesaplanabilirlik ve kesinlik ilkesine geri dönüyoruz- bunu göstermenin en kolay yolu muhtemel cezai yaptırımları da göze almaktır. Bu bence yaptırımı veya kendi haksızlığını onaylamaktan ziyade insanların gözlerini yalnızca hedefe odaklar. Çünkü aradaki yaptırımlar artık göze alınabilir ara duraklardır.

Henüz daha sivil itaatsizlik eyleminin sınırları çizilirken şiddetin topyekün reddedilmesi bu kriterler arasında telaffuz edilebilir. Habermas’a göre sivil itaatsizlik eylemleri sembolik olmalıdır. Sembollerle ilgilenerek ses getirmelidir.

Daha, sistemin bütününe değil tekil haksızlıklara itiraz etme gibi çok önemli başka maddeler olsa da hepsinden tek bir yazıda bahsetmek maalesef güç olacaktır. Lakin temel olarak bilinmesi gereken sivil itaatsizliğin yasama, yürütme, yargı üçlüsünün yanında joker olarak kalmasının, toplumda başkaldırabilme refleksinin ve bilincinin bulunmasının hem topluma hem demokratik sistemlere yardımcı olacağıdır. Bu güç yönetenlerin sürekli uyanık olmalarını ve yanlış yaptıklarında uyarılacaklarını bilecekleri için tedbirli olmalarını sağlayacaktır.

1.Rawls, J. (1971) A Theory of Justice. Cambridge: Harvard University Press.

2.Coşar, Y. (2014). Kamu Vicdanına Çağrı Sivil İtaatsizlik (4.Basım). Ayrıntı.

*Separation of powers

Nasıldı bu ?
Aydınlatıcı
1
Ciddili
0
Dantelsi
0
Geliştirilmeli
0
Kafa Karıştırıcı
0
Yorumları Göster (0)

Yorum yaz

E-mail adresin hiçbir şekilde paylaşılmayacaktır .

Tüm hakları saklıdır.

© 2021 Dantelz 

Yukarıya Dön