Now Reading
Salgın Günlerinde Bir Tutam Baharat

Salgın Günlerinde Bir Tutam Baharat

Korona virüs salgını günlerinde bütün dünya eve kapandı. İnsanlar caddeleri ve sokakları boşalttı. İşte ya da okulda, çarşıda ve pazardaki kalabalık buluşmalar imkansız hale geldi.

Günlük sıradan uğraşlarını dört duvar arasına sıkıştırmak zorunda kalan büyük küçük herkes yalnız kaldığı süreç boyunca kendini yeniden keşfetti. Kitaplar ve filmlerle birlikte müzik ve mutfak bu büyük yalnızlığa ilaç gibi geldi.

18 yıl önce beyaz perdeye aktarılan ve müzikle mutfağı buluşturan Bir Tutam Baharat (Politiki Kuzina) şüphesiz yeni yaşam tarzına alışmak için en ilham verici çalışmalardan biri. Meğer mutfak ne kadar büyüleyici bir evrenmiş!

Bir Tutam Baharat’a gelince… Baş karakterimiz Fannis Yunan bir astrofizikçidir. Atina’da evinde aldığı bir telefon sebebiyle dedesini görmek için İstanbul’a gitme kararı alır. Böylece Fannis, hem hasta dedesini ziyaret edecek hem de doğup büyüdüğü şehre olan özlemini giderecektir. Hikayenin en başına dönecek olursak, Fannis’in çocukluğu farklı kültürlerin bir arada yaşama şansı bulduğu özel bir zamanda geçmiştir. Güzel komşuluk, içten arkadaşlık ve dostluk Fannis’in hala hatırladığı güzel ve özel anlardır.Fannis ve ailesi İstanbul’da yıllar boyunca yaşamıştır. Dedesi bir baharatçı dükkanı işletmektedir ve çevresi tarafından oldukça sevilen biridir. Fannis’in dedesi onun en iyi arkadaşı ve yol göstericisidir. Ona sadece baharatların gizemini vermekle kalmaz, hayatta gerekli olan birçok bilgiyi de öğütler.

Bir Tutam Baharat - Bir Tutam Karınca

Bu Rum ailenin hayatı normal bir şekilde devam ederken gazetelerde ve radyolarda Kıbrıs’la ilgili haberler yer almaktadır. Bağımsız bir devlet olan Kıbrıs’ta Rumlar ve Türkler arasında bir takım huzursuzluklar başlamıştır ve bu durum Türkiye’den Yunanistan’a kadar bütün coğrafyayı olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bir akşam yemeğinde acı haber gelir: Fannis ve ailesi Yunanistan’a göç etmek zorundadırlar. Türkiye’de kalmak için tek şansları vardır, o da müslüman olmak! Aile bunu kabul etmez ve birkaç gün içinde hazırlanarak yola koyulur. Şehrini, sokağını, komşularını ve arkadaşlarını geride bırakmak zorunda kalan binlerce ailenin arasına katılırlar. Fannis için bu durum diğerlerine göre çok daha zordur. Çünkü, o hem çocuk olmasına rağmen ilgi duyduğu Saime’yi hem de dedesini geride bırakmak zorundadır.

Artık Fannis ve ailesi için Atina’da yabancısı oldukları yepyeni bir hayat başlamıştır. Yunanistan’a, mahallesine, okuluna ve arkadaşlarına, dolayısıyla bütün bu yeni yaşama uyum sağlama sürecinde zorluk çeken Fannis büyük güçlükler çeker. Eski ışıltılı ve görkemli hayatı hiç ama hiç gözünün önünden gitmez. Onu önceki hayatına bağlayan en önemli bağ Saime’nin ona verdiği küçük hediyedir. Her gün dedesinin bir gün geleceği ümidiyle yaşar, onu uzun süre istekle ve hasretle bekler ama o hiç gelmez. Dedesinin arkadaşlarının haber vermesiyle yıllar sonra tekrar İstanbul’a gelen Fannis, bıraktığı eski İstanbul’dan izler bulmak için şehri adım adım gezer. Bir gün bir turist grubuna denk gelen Fannis, onlara rehberlik eden kişinin Saime olduğunu fark eder. Aradan onca yıl geçmiş olmasına rağmen hemen birbirlerini tanırlar. Daha sonra fırsat buldukça İstanbul’u birlikte gezerler. Fakat bunca yıl beraberinde değişikliği de getirmiştir. Artık şehir de Saime de çok farklılardır. Genç kadın bir subayla evlenmiş ve çocuğu olmuştur. Saime, tayini çıkan eşi ile birlikte Ankara’ya gitmeye karar vermesiyle beraber Saime ve Fannis ikinci kez ayrılırlar. 

Film gerçekten de eski İstanbul şehrini çok iyi anlatmış. Farklı kültürler arasındaki uyum, filmde yapılan yemeklerin tariflerine ve hatta yapımına bile yansımış. Böylece film sayesinde Türk ve Yunan mutfağını daha yakından tanıma fırsatı yakalıyoruz. Eski zaman tarifleri geçmişle geleceği birbirine bağlıyor ve bizi bir zaman tünelinde yolculuğa çıkarıyor adeta. 

Müzikler ise hem filmi hem bu dokunaklı öyküyü hem de İstanbul’u çok iyi yansıtıyor. Dilek Koç’un duygulu sesi, Evanthia Reboustica’nın özgün besteleriyle hafızalarımızda nostaljik bir İstanbul tadı ve dokusu bırakıyor.

Size önerim, güzel müzikler eşliğinde mutfakta yemeğinizi yaptıktan sonra kahvenizi Bir Tutam Baharat filmini izleyerek içmeniz. Bu içinde bulunduğumuz pandemi günlerinde size eminim ki çok iyi gelecektir.

Nasıldı bu ?
Aydınlatıcı
0
Ciddili
0
Dantelsi
0
Geliştirilmeli
0
Kafa Karıştırıcı
1
Yorumları Göster (0)

Yorum yaz

E-mail adresin hiçbir şekilde paylaşılmayacaktır .

Tüm hakları saklıdır.

© 2021 Dantelz 

Yukarıya Dön